sırf başlayıp bitirebildiğim bir hikayem olsun diye....
28 Aralık 2011 Çarşamba
iz
biten her hikayeden sonra başka bir eylemde bulunuyorum. yapılması kuralmış gibi sanki. armut kafalı adamın hikayesini okuduktan sonra mesela televizyonlu ama soğuk olan salondan nispeten sıcak olan küçük odaya geçtim. halıcı gencin hikayesinden sonra da mandalina yedim bir tane. ve şimdi mektup hikayesini bitirince battaniye almaya gittim yatak odasına. tüm bunları yazmak da hol ile yatak odası arasını adımlarken düştü aklıma. birer ikişer sayfalık hikayeler de bile bu kadar boşluk ? doğrusu; beni sarsacak, adeta yerden yere vuracak, kim olduğumu hatırlatacak bir hikayeydi aradığım. unutulmayacak bir iz bırakacak benliğimde. zemheri ayazında terlemek, çöl sıcağında üşümek gibi bir histi aradığım. bulamadım. çayı demledikten sonra okuyacağım hikayede bulurum belki aradığımı...
saatleri ayarlama enstitüsü:
20:57
gülün adı:
canım günlük
