sırf başlayıp bitirebildiğim bir hikayem olsun diye....

26 Aralık 2011 Pazartesi

somethings 22 - romantik müzik sevenlerin kalbinde taht kuran isim

-bugün mesela sevgilim hiç üşenmedim saydım; yedi bardak çay, iki fincan kahve, bir fincan ıhlamur içtim, yirmiiki telefon görüşmesi yaptım, on dokuz defa offf, sekiz defa iç çektim ve sayısız kez seni özledim.

- bazen yaptığının yanlış olduğunu, olabileceğini düşünse de üstüne gider insan eylemlerinin. gitmek, sonucunu görmek ister. bıkmıştır çünkü bugüne değin kendine dikte edilen toplumsal doğrulardan. kendi doğrusuyla bulmak ister yine kendi yanlışını.

- ama işte merak da eder insan bir yandan... şu an mesela yarsalar göğsümü tam orta yerinden ne çıkacak çok merak ediyorum. öyle çok dolu ki. öyle çok.

- geçen akşam yolda giderken dinlediğim radyoda şöyle bir anons vardı. romantik müzik sevenlerin kalbinde taht kuran isim. kimdi hatırlamıyorum bu prens yahut prenses. sadece, sanki bir tekerleme gibi söylemesi hoş olan sıfatı kaldı şimdi aklımda.

- bana sorduklarında eskiden; doksan artıda şampiyonluk golü atmış futbolcu kadar mutlu olmak isterdim, bir kuş kadar özgür olmak, uçmak isterdim bazen de çok güzel piyano çalabilmek isterdim diye cevaplardım. bunların hepsi seni tanımadan önceydi....
ve hani bazen olmadık bir zaman ve yerde hoş bir koku duyumsarsın da ya da serin bir rüzgar yalar önce yüzünü sonra tüm bedenini sarmalar da huzur dolu, sıcacık bir duygu oluşur ya bütününde. insanı kimi tanıdık kimi de hiç bilmediği dünyalara götüren ılık bir duygu hani! işte şarkılar yaşatırdı bu duyguyu bana hep eskiden. tabi hepsi seni tanımadan, seni düşünmeden önceydi. aşıkca ve şapşalca da gülmezdim hem. evet seni tanımadan önce. seni tanıyorum. şimdi çok iyi tanıyorum. tanrım ben. ben galiba ölüyorum!

-ha ölmeden, bir de farid farjad ve istanbul eseri var ki. offfffff.
.
.