mesafeyi iyi ayarlamalıydım. en ufak bir dikkatsizlikte kazaya sebebiyet vermem an meselesiydi. ama yazıyı da okumalıydım. uyuyamazdım yoksa. gündüz olsa şimdiye kadar on defa okumuştum. lakin gece , yağmur da var üstelik. bir de soluk yazılmış metalik yeşil kaportaya. belki de lacivert metalik. bilemiyorum, karanlık. ama yazı silik ve soluk. sanırım gri. belki kirli beyaz. minibüs. beş altı kafa sayılıyor içerde. ama yazıyı okuyamıyorum hala. uzunları yaksam kesin okurum. ama bunu yaparsam her gün bir araba dolusu küfür ettiğim o eşkıyalardan farkım kalmazdı. temkinli yanaşarak okurdum ben de.
tecavüz kaçınılmazsa zevk almaya çalış der hani eski bir moğol atasözü! istanbul kalabalığı, gürültüsü,trafiği ve emniyet şeridi çocukları vasıtası ile yıllardır tecavüz ediyor ya; f dokuz karayolunun kırküç ila seksenbeşinci kilometresinde trafiğin kontrollü olarak ve tek şeritten sağlandığı o akşam zevk almaya karar verdim bu işkenceden! öndeki aracın arkasındaki "özlü sözü" okumaya çalışıyordum belli kurallar çerçevesinde. gaz , fren, debriyaj, vites sanırım bir on beş km katettikten sonra nihayet okuyabildim.
rüzgar özür dilese bile
dal kırıldı bir kere
itiraf etmeliyim ki bu kadar çabaya daha esaslı bir söz beklerdim. yine de sıkıcı yolun dörtte birini bu şekilde geçtim. kalanında da nevşin mengü ile haberleri dinledim yine her zamanki gibi. sonra bir iki telefon görüşmesi ile- kulaklıkla elbet- gözümde büyüyen ve uzayan yol bitti böylece.
ha itiraf etmek gerekirse her sabah ve her akşam lanet okuduğum bu mecburi yolculuğun dün sabahki etabı hiç bitmesin kars'a kadar devam etsin istedim.
buz var. kar var ama trafik yok, kargaşa yok. arabanın içi sıcak, müzik de öyle. dahası ve ne güzeli sanki bir nuri ceylan filminin içindeymiş gibi her yer bembeyaz.
güneşin doğduğu istikamete bilmem kaçıncı kuzey paralelinde gidiyorum.
en güzeli de ne biliyor musun doktor?
dışardaki o donduran soğuğu biliyorsun ama içerisi sıcak ya
müzik bir yandan manzara diğer yanda
işte bu zıtlık ve tamamlayacılık acayip bir haz veriyor insana.
kilometrelerce gidebilirdim öyle
bir de...
işte bir de sen...
diyorum ki
istanbul arabeks diye grup varmış
aşk insanı uyutmaz ki diyor,
ne güzel diyor.
.
sırf başlayıp bitirebildiğim bir hikayem olsun diye....
