sırf başlayıp bitirebildiğim bir hikayem olsun diye....

12 Ocak 2012 Perşembe

maşuk-iye

bi'keresinde çok fena aşık olmuştum. fakat çok fena aşık olan pek çok aşık gibi bana da yüz vermemişti maşuk. tam da o günlerde bir tesadüf eseri tanıdım genç werther'i. gerçekten tesadüf müydü yoksa bir işaret miydi bilmiyorum. aynı şirkette çalışıyorduk. maşuk bana resti çektiği günlerde patronun kitaplığında gözüme çarptı "yoldaş" werther'in acıları. hemen izinsiz çantama attım kitabı. çaldım yani! soluksuz okumaya, bir werthere bir kendime acımaya başladım. ilerleyen sayfalarda önce kendimden sonra werther'den sıkıldım ve bir kenara attım kitabı. patron bir gün başka bir kitabı ararken "werther'i arıyorsan ben aşırdım geçen hafta" dedim. "siktiret ibneyi sen de kalsın. ömrümü yedi pezevenk, ben ferrarisini satan bilgeyi arıyorum" dedi.
güldüm.
.
.
.
bundan dört yıl sonra......

patron; bmwsini satamadan ve sarp sınır kapısını geçemeden öldü....

maşuk; işten ayrıldı ve bir daha kendisinden haber alınamadı.....

aşık; yarım kalmış kitapları arasında gördüğü werther'i tamamlamaya çalışırken sırp milliyetçisi esmer bir güzel tarafından kalbinden vuruldu! savaş çıktı....
.